Blog · Doğru Bilinen Yanlışlar

Doşa Testlerini ve Listelerini Neden Önermiyorum?

İnsan burcunu bilmek ister. Terazi miyim, yay mıyım? Ayurveda'yla tanışan çoğu kişinin ilk sorusu da buna benziyor: Vata mıyım, Pitta mıyım, Kapha mıyım? Bir test çözülüyor, bir sonuç çıkıyor ve sonuçla birlikte bir liste geliyor: bunları ye, bunlardan uzak dur.

Katı diyetlerden uzaklaşmak için Ayurveda'ya başvurup, sonra onun da bir yasaklar ve yapılacaklar listesi gibi anlatıldığını gördüğümde tüylerim diken diken oluyor.

Yanlış mı? Değil ama eksik

Bir test sana doğuştan getirdiğin yapını söyleyebilir. İyi bir test bugünkü halini de söyleyebilir. Ama söyleyemediği bir şey var: bu hal sürekli değişiyor. Mevsim dönüyor, hayat değişiyor, sen değişiyorsun. Asıl bilgelik o değişimi fark edip bir sonraki adımı ona göre atabilmekte. Liste bunu bilemez. Liste bir kez yazılır ve öyle kalır.

Liste seni aynı yere geri götürür

Batılı zihnimiz listeler peşinde koştuğu için "Vata diyeti, Pitta diyeti, Kapha diyeti" gibi protokollere sarılıyoruz. Bunda kimsenin kusuru yok. Çoğumuz yemekle ilişkimizi zaten listelerden öğrendik: kalori tabloları, yasaklar, "temiz" günler ve "kaçamak" günler. Doşa listesi de bize tanıdık gelen o sert zihniyeti geri getiriyor: şunu yemem lazım, onu yememem lazım. Sadece listenin adı değişiyor.

Ama mantığını ve nedenini anlamadığında, hayat sürekli değiştiği için, bu listeler bir süre sonra seni donuklaştırıyor. Her yeni protokol başta heyecan verir, kısa sürede yorucu ve sürdürülemez hale gelir ve yine başa dönersin. Bu arada sofralar da daralır.

Ayurveda'nın dili: nitelikler

Ayurveda yiyecekleri iyi ve kötü diye ayırmaz. Her şeye niteliğiyle bakar ve bu niteliklere guna der. Gunalar çift çift gelir: soğuk ve sıcak, yağlı ve kuru, ağır ve hafif. Kural çok basit: benzer benzeri artırır, zıttı dengeler. Üşüyen beden ısınmaya, kuruyan nemlenmeye, ağırlaşan hafiflemeye ihtiyaç duyar.

Gunaların sayısı yirmi ama ben danışanlarımla sadece bu ilk üç çifte bakıyorum. Bu üçüne baktığında çoğunlukla yüzde sekseninde iyi olursun. 1 her zaman sıfırdan büyüktür.

Bir örnek vereyim. Sofrada sadece köfte ve pilav varsa o tabak çok kurudur; bizim hafif sulu tencere yemeklerimiz ise kendi içinde dengelidir. Hafiflemek de az yemek demek değil, hafif niteliği olan bir şeyi seçmek demek: ağır geçen bir öğlenin akşamında içilen bir çorba gibi.

Toprak güveçte sebzeli bir yemek

Bir listeyi uygulamakla nitelikleri anlamak arasındaki farkı en net bir danışanımda gördüm.

Hem ağır hem kuru olunca

Bir danışanım ilk görüşmelerimizden sonra kendi başına "Kapha'ya uygun neler var" diye bakmaya başlamıştı. Bir sonraki görüşmede bana "onu mu yesem onu mu yesem şeyini bilemedim" dedi. Kendine baktığında hem yağlıyı hem kuruyu görüyordu.

Bedeni gerçekten ağırdı, kilo ve kolesterol bunu gösteriyordu. Ama aynı zamanda kuruyordu. Kapha listesi ona hafifle, kurut derdi. Oysa kurumak tam da yaşadığı şeydi. Ona şunu söyledim: dümdüz kuru biri olsaydın çok kolaydı. Sende ikisi birden var, o yüzden aralığı tutturmayı öğreneceğiz.

Sıcak ışıkta kurumuş, çatlamış toprak

Bu bakış açısı onun yemekle olan bağını tamamen değiştirdi. Daha önce "onu mu yesem, bunu mu yesem" diye kaygı içinde olan biri, birkaç hafta sonra bana şunu söyledi:

Ne istesem yiyebilirim. Hiç kilo almadım mesela.
Bilge A.

Peki bugün neye ihtiyacın var?

Bugün üşüyor musun, yoksa için mi yanıyor? Bedenin kuru mu, ağır mı, yoksa ikisi birden mi? Ayurveda'nın sorduğu soru hep bu, ve cevabı her gün biraz değişiyor. Ben bu soruları kendime sormayı uzun bir yoldan geçerek öğrendim. O kadar uzun bir yoldan geçmeden de öğrenmek mümkün.

Hangi listeye ait olduğunu sormayı bıraktığında geriye asıl soru kalıyor: bugün neye ihtiyacım var?

Paylaş