Blog · Manyetik Doğa

Ayurveda Ne İçin Var?

Sağlıklı mısın? Bu soruya çoğumuz hemen evet deriz. Tahlillerimiz temizdir, doktor bir şey olmadığını söylemiştir. Sabah yorgun kalkmayı, öğleden sonraki şişkinliği, akşam bir türlü durulmayan zihni ise saymayız. Onlar hayatın bir parçası gibi gelir.

Ayurveda bu soruya çok daha geniş bir yerden bakar. O pencereden bakınca cevap çoğumuz için değişir. Ama Ayurveda'ya göre bu kötü bir haber değil, bir başlangıç.

Ayurveda'nın adı ne söylüyor?

Ayu hayat demek, veda bilgi. Ayurveda, hayatın bilgisi. Yogayla kardeştir ve onun gibi amacı kişiyi kendi yolunda özgür kılmaktır. Onu yogadan ayıran şey bu dünyayla ilgilenmesi. Çünkü bir kişi bedeninde huzurlu değilse, kabızlığı, hazımsızlığı, baş ağrısı varsa ilerleyemez. Hep oraya bakmak zorunda kalır. Bu sadece fiziksel de değildir, zihinsel ya da ruhsal bir şey de olabilir. Ayurveda bize, hayatın içinde ilerlerken karşılaştığımız her şey karşısında nasıl yeniden dengeye gelebileceğimizi anlatır.

Ayurveda'ya göre sağlıklı kim?

Ayurveda'ya göre sağlıklı kişinin sindirimi güçlüdür. Yemek saatlerinde acıkır, iştahı günden güne değişmez. Cildi, adet kanı, dokuları sağlıklıdır, atıkları düzenlidir. Bunların yanında duygusal, zihinsel ve ruhsal olarak huzurlu ve coşkuludur. Buradaki sindirim sadece yemeği sindirmek değil, hayatı sindirmek de. İkisi birbiriyle evlidir.

Bu pencereden baktığımızda neredeyse hiçbirimiz sağlıklı değiliz. Ama Ayurveda'ya göre sağlıklı olmamak kötü bir şey değil. Bir gün kafam biraz gelgitli hissediyorsa, bu bana dengeye dönmek için bir olanak verir. Belirtiler birer lütuftur, birer çalışma ve anlama alanıdır.

Bir nehir düşün

Bunu en iyi bir nehirle anlatabiliyorum. Kimsenin dokunmadığı bir nehir taşsa bile bir şekilde kendini toparlar. Ama yatağına bir set kurarsan tıkanır. Su gitmesi gereken yere gidemez, başka yerlerden taşmaya başlar.

İçimizde de nehirler var: damarlarımız, lenf kanallarımız, enerjinin aktığı yollar. Beden bir işaret verdiğinde onu duymazsan ya da bastırırsan nehre set kurmuş olursun. O hareket yok olmaz, hayatının başka bir alanında ilerlemeye başlar. Yok olan sadece senin gördüğün alandır.

Tıkanma rastgele bir yerde de olmaz. Senin doğanın yatkın olduğu tarafta olur, ailenden getirdiğin yatkınlıkla buluştuğu noktada. Bu yüzden aynı belirti iki kişide aynı yerden gelmez.

Ayurveda'nın iki amacı buradan çıkar:

Yeşil bir çayırın içinden kıvrılarak akan nehir, yukarıdan
  1. 1Nehrin tıkanmasını önlemek.
  2. 2Tıkanmışsa yeniden akmasını sağlamak.

Birincisi yüzünden ona yaşam bilgeliği denir. Doşalar, gıdaların özellikleri, günün ritmi bu iki amaca giden yolda kullandığımız araçlar.

Ben de önce bir liste sandım

Ayurveda'yla tanıştığımda kurumsal hayattaydım, öğün atlıyordum ve bedenim her gün bir şey anlatıyordu. Önce kitaplar okudum, sonra danışmanlık aldım. Altı ay içinde üç farklı kişiyle görüştüm ve her görüşmeden elimde bir liste kaldı. Hepsini yapmam gerektiğini düşündüm. Yapamadım tabii ki ve bunu kendi eksikliğim sandım. Oysa ben listeye bakıyordum, listenin arkasındaki mantığa değil.

Çoğumuz böyle bakarız. Kuralı hatırlarız, nedenini unuturuz. Okuldayken neden erken yatmamız gerektiğini hatırlayan var mı? Aklımızda kalan tek şey Parlament sineması başlamadan yatakta olmamız gerektiği. Oysa asıl neden basitti: büyüyelim diye, sabah zinde kalkalım diye.

Peki Ayurveda senin için ne olabilir?

Belki sen de bir şeyler denedin, birkaç hafta uyguladın ve bıraktın. Belki bunu kendi eksikliğin sandın. Ben de yıllarca öyle sandım.

Ayurveda'nın asıl sorduğu soru başka: Bedenin şu an ne anlatıyor? Nehrin nerede yavaşladı? O işareti duyduğunda onu susturmak yerine dinlemeyi seçebilir misin?

Bedenim bana yıllardır ne anlatıyordu da ben duymuyordum?

Paylaş